PROF.DR.OSMAN ÍZT▄RK
  Medeniyet ve İnkılap
 

MEDENİYET VE İNKILAP

Medeniyet: Hukuk’un hakim olduğu bir ortamda yaşamak

İnkılap: Bir halden bir hale dönüşme

İstilahi manası: Kötüden iyiye dönme

İhtilal: İyiden kötüye dönüşüm

YAPILAN İNKILAPLAR

1)      Tevhid inkılâbı: Tek bir İlah vardır. İlah kanun koyar ve her şey ona aittir. Tevhide inanan kabul eden kimse, onun koyduğu her kanunu da kabullenmiş olur. Diğer otoritelerin koyduğu kanun değişir ama Allah’ın kanunu asla değişmez. Bir şeyin imalatçısı o şey hakkında kanun koyma hakkına sahiptir ve imal edilen şeyi imalatçısından başka kimse bilemez.

2)      Hukuk İnkılâbı: Hukuk inkılâbının temeli tevdit’tir. Tek hukuk kaynağı Allah’tır ve Resulüdür.

“Aranızda bir anlaşmazlığa düştüğünüz zaman önce Allah’a sonra Resule gidin” (AYET)

Allah Rasulü’nün bile Allah’ın koyduğu kanun dışında bir kanun koymaya hakkı yoktur. Hz. Ömer (r.a) Devletin başına geçtiği zaman “Ben görevimde bulunduğum süre içinde Allah’a itaat ettiği sürece bana itaat edin. Eğer Allah’a itaat etmezsem sizde bana itaat etmeyin” diyerek Allah’ın kanununa uymanın ne kadar önemli olduğunu belirtmiştir.

Allah’a isyan olan hususlarda kula itaat yoktur. Senden üst rütbeli bir kişi şu içki şişesini getir dedi, getiremezsin. İçki bardağını alır yıkayabilirsin.

Çilingir sofrası kur dedi, kuramazsın. Sofrayı topla toplarsın.

Beni meyhaneye götür dedi, götürmezsin. Beni meyhaneden al, alırsın.

Günaha mekân hazırlamaz, yardım etmezsin ama günahtan döneni alırsın. Usul kaidesi bunu gerektirir.

a)      Rasulullah’ın getirdiği Hukukta; Müslim, gayri Müslim herkesin hukuku eşit oldu. Bir merkebe veya at’a ne kadar yük yüklenecek hepsi bu hukukta bellidir ve bu zabıta memurları tarafından denetlenirdi. Buna “hisbe” denirdi.

Osmanlı’da bu uygulamalar esprili bir şekilde uygulanmış ki halkın aklında kalabilsin. Mesela; merkebin fazla yükü sahibinin sırtına yüklenmiştir.

b)      Barışta ve Savaşta Hukuk

c)      İlk Yazılı Anayasa

İlk yazılı anayasa Rasulullah ile beraber ortaya çımıştır. Anayasada ırk, renk, ve cinsiyet ayrımı yoktur. Şimdi bazı kişilerce hayran kalınan batı’da İsviçre kadına 1971’de, Amerika ise 1920’de kadına seçme hakkı tanımıştır. Peygamberimiz (s.a.v) bundan 1400 küsür yıl önce kadınların seçme hakkı olduğunu belirterek onlardan beyat almıştır.

d)      Hukuk Devleti

Rasulullah bir hukuk devleti inşa etti. 

Hukuk devletinin göstergesi :

1)      Haklarınız sizi oturduğunuz yerde gelir bulur. Suç işleyen gelir kendisi teslim olur.

2)      Hukukun hesaba çekemeyeceği kimse olamaz. Dokunulmazlık diye bir şey yoktur. Peygamberimiz bile kendini yargıya sunuyor ve “kimin bende hakkı varsa gelsin alsın” buyuruyor.

 

e)      Hayvan Hukuku

Geçmiş ümmetlerden bir kadın bir kediyi hapsetti,aç bıraktı ve ölmesine sebep oldu da bu yüzden cehennemi boyladı.

 

3)   Su Kullanımı (Su İnkılâbı)

Su medeniyetin göstergesidir. Ne kadar çok su kullanılırsa o kadar çok medeni olunur. Çoktan kasıt israf değildir. Avrupa’da israf varoluş gerekçesidir. Onlar israf yapmasa ekonomileri çöker. Çok tüketecekler ki, çok üretim yapabilsinler. İslam’da ise üretim ihtiyaçtan doğar. Tüketim için üretim yapılmaz.

 Suyun bol olduğu yerde su kullanma kültürünü geliştirmek kolaydır. İslam su bulunmayan, su kültürünü geliştirmenin zor olduğu yerde bunu yapmıştır. Rasulullah (s.a.v) haftada bir yıkanmayı, 5 vakit abdest almayı, taharet ve guslü teşvik etmiştir.

Batı ise banyo kültürüyle 20. Yüzyılın başında tanıştı. Evlerine banyo koymaya başladılar. İngiltere’de 4 katlı bir binada yaşayan herkes binaya ait bir banyoyu kullanıyorlardı.

Kilise de dahi papazın tükürdüğü suyla vaftiz edilen çocuk hiç yıkanmaz ve o su vücudunda iken ölürse cennete gider düşüncesi vardır. Yıllarca bu yalanla yıkanmayan insanlar olmuştur. Şimdi bile Avrupa da 5 yıldızlı otellerin hiçbirini tuvaletinde su bulunmaz. Mekke ve Medine bulunan Hilton otelinin tuvaletlerine su koymak için bile özel izin alınmıştır. Şimdi batılılar her gün duş alıyor olsa da tuvalette su kültürleri olmadığı için ne kadar temiz oldukları tartışılır.

Ortaçağ da Fransa’sında Fransızlar bizim bildiğim lazımlığa tuvaletlerini yapar sonrada camdan savururlardı. Bundan korunmak içinde yaz-kış semsiye kullanırlardı.

4)      Eğitim- Öğretim İnkılabı

Efendimiz (s.a.v) Allah tarafından bilgilendirildi. Bu yüzden kendisine “ümmi” denirdi. “Senin elin kalem tutmadı” (AYET)

Rasulullah mektuplarını katibine yazdırırdı fakat katibin yanlışlarını düzeltirdi.

Ümmi, Mektep,medrese görmemiş fakat bilgisi yerinde demektir.Bu Peygambere özel bir durumdur. Peygamberlik nübüvvetinin bir insanın yazdığı bilgilere dayanmadığını kanıtlamak için “ümmi” olmuştur. Rasulullah gitmediği coğrafyanın coğrafya şartlarından bahsetmiştir. Tarih okumadığı halde, hangi tarihte hangi olay olmuş anlatırdı. Tıp eğitimi almamasına rağmen tıp dan  bahsetmiştir. Dünyada ilk üniversite “Ashabı Suffe’dir. Orada hem din hemde dünya ilmi öğretilirdi.

 

İLİMLER

a)      Ulumi Nafiah= Faydalı İlimler

İnsanların ve hayvanların ihtiyaçlarını içeren ilim.

b)      Ulumi Gayri Nafiah= Faydasız İlimler

İnsanlar ve hayvanların zararına olan ilim. Genlerle oynak, falcılık, sihir, büyü gibi.

II. Mahmud zamanında bir adam 1 metre uzaklıktaki iğneye ip atıp deliğinden geçirmesiyle ünlüymüş. Bu ünü duyan Sultan II. Mahmud adamı yanına çağırtmış ve aynı şeyi yaptırmış. Adam 1 metre uzaktaki iğnenin deliğinden ipi geçirince II. Mahmud adamı tebrik etmiş, 1 kese altın vermiş sonrada faydasız bir şeyle uğraştığı için 100 sopa vurun buna demiş.

 

İlim rütbesi, rütbelerin en üstünüdür. Rasulullah Müslümanlara bilgiyi kaydetmeyi öğretti. Tevrat ve İncil kaydedilmediği için yok oldu. Tevrat ve İncil hafızları da yoktu.

İslam ilimleri mevsuktur. Bütün bilgilerin belgeleri vardır. Hadisler rivayet edilir ve ilk kaynak hep Rasulullah çıkar. Batı bu bilgilerin gelişine ve her şeyin belgelere dayanmasına hayran kaldığını ifade etmiştir.

 

Peygamberimizin (s.a.v) vefatından sonra Ashab’tan bazıları ilim öğretmek amacıyla İspanya’ya gittiler ve ilmi müesseseler açtılar. İtalya, Sicilya ve Portekiz de gidilen diğer ülkelerdendir.

 

5)       Ekonomik ve İktisadi İnkılap

En önemli temel taşı “Faiz’in her türlüsü haram’dır, ayağımız altındadır” diyerek iktisadi inkılabı yaptı. Şimdi ise faizin borçlarını ödemekten anapara ödenemiyor.

İhtikâr:ihtiyaç olduğu bir zaman gıda maddesini satın alıp, kıymeti daha fazla artsın diye onu saklamak.

İslam’da temel gıda maddelerinde yüksek fiyat yasaktır. Stoklamaya ve vitrin yapıp malını sergilemeye izin yoktur. Peygamberimiz çarı-pazarı hep kontrol altında tuttu.Yeni vergiler koyup, kalite kontrolü yaptı. Kadın esnaf satış yapmaya başlayınca, onları denetlemek için kadın zabıta tayin etti. Yaygın ve karşılıksız yardımlaşma alanları kurdu. Daha sonra bunlar vakıflaştı.

6)      Ahlaki İnkılap

“İslam güzel ahlaktan ibarettir” (HADİS) “El İslam Hüsnül Hulk”

Haya, iffet, namuz meselelerini İslam öğretti. İslam olmayan ülkelerde ahlak anlayışı karışıktır. Peygamberimiz namussuzluk iftirasını 4 şahide bağlamıştır ve bu 4 kişi olayı ayrıntılı bir şekilde görmüş ve hepsinin anlattığının birbirini tutması gerekmektedir.

7)      Aile Hayatında Yapılan İnkılap

Nika mevzusu. Erkek-kadın beraberliğinin akde bağlanmasını Rasulullah öğretti. Hanımların teminatı için mehri getirdi. Mehrede rızayı getirdi. “Kadınlara mehirlerini gönül rızasıyla veriniz” (HADİS)

Talak’ın şiddetle karşısında durarak,evliliği ayakta tutmaya çalıştı. Ne kolay boşanmayı onayladı ne de kötü durumlara rağmen boşanmamayı.

 

“Allah’ın en sevmediği şey talak’tır” (HADİS)

Bir Talak’la arş titrer” (HADİS)

Geçimden erkeği sorumlu tuttu. Kadın ekmek parası için mecbur kalmadıkça çalışmaz. Kadınlar ihtiyaç ve hizmet durumunda çalışır. Kadınların çalışabileceği mesleklerde, hizmet için ve ihtiyaç olduğu durumlarda çalışabilir. Erkeklerin eşlerine harçlık verme zorunluluğu vardır.

Eşlerine ve çocuklarına vakit ayıran bir eş asıl olunur öğretti. Çocukları sevmeyi ve okşamayı öğretti. Sevmek, disiplinsizlik demek değildir. Sevmek, şımartmak demek değildir.

 İstişareye dayalı bir aile inşa etti. Bir konu hakkında eşlerine danışmayı öğretti. Peygamberimiz ilk vahy geldiğinde bunu sorduğu ilk kişi eşi Hz. Hatice idi. Bana ne oluyor diye ona sormuştu. Hz. Hatice (r.a) Validemizde onu teselli etmiş ve rahatlatmıştı.

Bir kişiye danışmak demek, onun söylediğini yap demek anlamına gelmez. Toplantıda herkesin fikri alınır ve sonra kararı yönetim kurulu başkanı verir.

 Allah’ın Rasulü evi okul haline getirmeyi öğretti. İsraf ve gösterişten uzak aile hayatını inşa etti. Misafiri seven bir aile düzeni kurdu. Hz. Ali (r.a) kendisine misafir gelmediği zaman ağlar “Allah’ım ne günah işledim de bana misafir göndermedin “dermiş. Misafir ağırlamanın bu kadar büyük önemi vardır.

Bir misafiri 3 gün ağırlama zorunluluğumuz vardır. 3 günden sonra böyle bir zorunluluk kalmaz.

Dost seçiminde titiz davranmayı bize öğretti ve Salihlerle görüşün ki çocuklarınıza örnek olsun buyurdu.

 
  Bugün 3 ziyaretçi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=