PROF.DR.OSMAN ÖZTÜRK
  Mücadeleye Aralıksız Devam
 
Mücadeleye Aralıksız Devam 

“Mücadelemiz zaman ve zeminle sınırlı değildir. Her zaman ve zeminde şan, şöhret, mevki ve makam kapmak için değil, sadece ve sadece
kulluk gereği olarak bu vazifemizi ifaya çalışırız. “Kınayanlara ve ayıplayanlara aldırış etmeyiz.” “Şimdi zamanı değil”, “hele şu makama yükseleyim de ondan sonra beni görün” gibi düşüncelerin nefsin tezgahdarlığı olduğunu aklımızdan çıkarmayız. Deliller: Maide, 54; Ankebut,6; Nahl,110
Rabbimiz bize “bir hizmeti bitirir bitirmez diğerine geçmemizi” (İnşirah,7) emretmektedir. Hizmet hayatı; mekan ve zamanla sınırlı değildir. Belki hizmetin şeklinde ve ifasında değişiklikler olabilir. Müslümanın mücadelesi; önce nefsine, sonra da Allah Teala Hazretleri’nin düşmanlarına karşıdır. Bu mukaddes mücadelede; durmak da yoktur, yılmak da… 

Hedefler dünyalık olmayacak, şan ve şöhrete yer verilmeyecektir. Koşuşturmaca “kulluk” gereği olacağı için ücret ve mükafat Allah’tan beklenecektir. “Acele etme”, “daha zamanı gelmedi”, “sana uygun düşmüyor” gibi telkinlere, ayıplamalara ve kınamalara aldırmamak gerekecektir. 

Bunlar şeytanın ve nefsin tuzaklarıdır. Hizmetten ve mücadeleden bu şekilde aldatır. “Hizmet” manasını kasdettiğimiz bu mücadelede prensip; yola Allah’ı memnun etmek için Öncelikli hedef, kulları değil, Allah’ı hoşnud etmektir. Allah razı olmuşsa; O’nun gerçek kulları da memnun olmuştur.Onları memnun edecek de zaten Allah’dır. 

Bazen, karşıdaki memnun olacak, kalbi kazanılacak, “oy”u
alınacak diye düşünenler, hizmeti aldıktan sonra; yine eski sevdiklerini sevmeye ve desteklediklerini desteklemeye devam etmiyorlar mı? Sebep ne acaba? Cevap basit; Allah’ın rızası aranmaksızın, insanların alkışları ve bravoları aranmış, “Hizmetlerimize herkes aferin desin” diye yola çıkanlar, önce ölçüyü kaçırırlar, daha sonra gerçek dostları kaybederler, sonunda da kendi
kimliklerini yitirirler,sonuçta da kalbler Allah’ın elinde olduğu için O’nun dediği olmuştur. Onun razı olduğuna kesin delilleriyle inandıklarımızı yapmaktır. Öncelikli hedef, kulları değil, Allah’ı hoşnud etmektir. Allah razı olmuşsa; O’nun gerçek kulları da memnun olmuştur.Onları memnun edecek de zaten Allah’dır. 


 
Yaşadığımız sayısız misalleri hatırlamak için, herhalde isim ve vak’a zikretmek gereksizdir. Bir Müslüman için “en güzel örnek” olduğu Kur’an-ı Kerim’le sabit (Ahzab, 21) olan peygamberimiz; imansızı, münafığı memnun edebilmiş midir ki, biz mavi boncuk dağıtırcasına cümle alemi memnun edeceğiz? Müslüman hüviyetiyle bu yanlış sevdaya düşenler bilsinler ki, yaptıkları siyaset değil, politikadır. Hizmet mücadelesi her yerde ve her zaman ümitle ve heyecanla devam edecek, ancak belirli prensiplere daima uyulacaktır. 

Unutulmamalıdır ki, Müslüman prensiplerin, kaide ve kuralların insanıdır. Fayda ve çıkar düşüncesi, dünyalık hesaplar; prensiplerin önüne geçemez. Müslümanın da kazanç ve çıkar hesabı vardır, lakin bu hesap; ebedî hayata/ Ahirete aid hesabıdır..

Prof.Dr.Osman Öztürk

 

 
  Bugün 1 ziyaretçi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=