PROF.DR.OSMAN ÖZTÜRK
  Kahrolsun Şeriat Diyenler
 
KAHROLSUN ŞERİAT DİYENLER

Bu sözleri söyleyenlerin bir kısmı var ki, ne dine inanır, ne de Allah'a inanır. İslâma karşıdır, düşmandır. Böyle bir insan bu sözü inançsızlığından dolayı söyler. Bu tür insanların hiçbir kutsalı yoktur. Onların gözünde dini çağrıştıran her şey zararlıdır,

"Kahrolsun şeriat" diye bağırıp çağıran başka bir tip daha vardır ki, o da bilmeden konuşuyor. Dine ve Allah'a inancı vardır, ama "şeriat"ın siyasi ve ideolojik bir düşünce olduğunu sanıyor, bilinçsiz söylüyor.

Oysa şeriatla din aynı anlama gelir. Din şeriattır, şeriat da dindir.

"Şeriat" kavramının içinde, imanla ilgili hükümler olduğu gibi, ahlakla, ibadetle ve günlük hayattaki işlerle alakalı hükümler de vardır.

Her şeyden önce şeriatı ve dini gönderen Allah'tır. Onun için Allah'a "Şâri-i Hakiki/gerçek şeriat koyucu" denir.

***

Sözlük anlamıyla şeriat "yol, mezhep, metot, âdet" demektir. Dinî bir terim olarak da, "Kur'ân âyetlerine, Allah Resulünün (a.s.m.) sünnetine dayanan ilâhî hüküm"ler bütünüdür.

"Şeriat" kelimesi bir terim olarak diğer kanunlar ve dinler için de kullanılabilir. Mesela, "Musa Aleyhisselâmın şeriatı" gibi...

Şeriat kelimesinin terim anlamı şu âyete dayanır:

"Sonra seni bu işte apaçık bir şeriat sahibi kıldık. Sen ona uy. Hakkı bilmeyenlerin arzu ve heveslerine uyma" (Câsiye,18).

Peygamberimizin getirdiği İslam şeriatı, daha önceki şeriatların tamamlayıcısı niteliğindedir. Bu mesele Kur'ân'da şöyle dile getirilir:

"Allah, dini doğru tutmanız ve onda ayrılığa düşmemeniz hususunda Nuh'a tavsiye ettiği, sana vahyettiğimiz, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya tavsiyede bulunduğumuz dinle ilgili hususları size şeriat olarak koydu" (Şûrâ,13)

***

İslam hukuku kaynakları İslam şeriatını üç ana bölümde inceler:

İbadetler, muameleler, ceza hukuku.

İbadetler: Allah'ın razı olduğu her çeşit ibadeti içine alır. Namaz, oruç, zekât, hac ve kurban gibi ibadetlerin uygulanmasıdır.

Muameleler: İnsanlar arasında ekonomik ve sosyal ilişkileri, insanların devletle ve devletlerin de birbirleriyle ilişkileri bu bölümde yer alır.

Ceza hukuku: İslam şeriatının uygulandığı bir İslam ülkesinde toplumsal düzeni bozmaya çalışanlara verilecek caydırıcı bazı ceza hükümlerini kapsar.

***

Şeriat sadece Kur'ân hükümleri ve İslamî esaslar değildir. Herkesin "şeriat" olarak bildiği bu şeriat, Cenab-ı Hakkın Kelâm sıfatına dayanır.

Bir diğer şeriat da Allah'ın İrade sıfatından gelir ve bu sıfatın tecellisidir. Buna "sünnetüllah/tabiat/doğa" tabiri kullanılır.

Mesela, yerin çekim gücü, ateşin yakması, soğuğun üşütmesi, zehrin insan öldürmesi gibi tabiatta var olan fıtrî kanunlar, kevnî kanunlardır. Bunların yaratıcısı ve işleteni Yüce Allah'tır.

Nasıl ki, Kelam sıfatından gelen kanunlara karşı gelenler belli cezalara uğrayacağı gibi, irade sıfatından gelen bu kanunlara karşı duranlar da cezasını hemen görürler.

İslâm Hukuku Hocası Hayrettin Karaman, diğer adı hak din ve İslam olan Kur'ânî anlamdaki şeriata karşı çıkanların dini durumlarını değerlendirirken şu tespiti yapar:

"şeriat istemiyoruz, kahrolsun şeriat!' diyenler, İslâm'ın bir kısmını reddediyor, onunla inanç ve yaşama bakımından ilişkilerini kesiyorlar, hatta ona karşı düşmanca cephe alıyorlar. Bu durumda olanların aynı zamanda Müslüman olmaları mümkün ve sahih değildir."



MEHMET PAKSU
 
  Bugün 3 ziyaretçi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=