PROF.DR.OSMAN ÖZTÜRK
  Şanlı Geçmişimizi Sahipleniriz
 
Şanlı Geçmişimizi Sahipleniriz 

          “Millet olarak; insanlık camiasının şerefli, işbilir, fazilet ve meziyetlere sahip yüzü ak bir üyesiyiz. Ecdadımızın İslâm’a hizmetlerini takdirle karşılar ve hizmeti geçenleri daima rahmetle anarız. Bunu; milliyetçilik ve kavmiyetçilik olarak değil, İslamcılığınbir parçası olarak görürüz.
 Üstün ırk kabul etmeyiz. İnsanların, ırklarını seçmek kendi ellerinde olmadığı için, her ne sûret ve sebeple olursa olsun ırkı öne sürmeyiz, inkâr da etmeyiz. Allah katında en kıymetlilerin; şu veya bu ırktan olanların değil, “müttakîler” olduğuna iman ederiz. Deliller: el-Hucurat/13.”

        Şan, şeref ve izzet İslâm’da ve İslâm’ladır. Müslüman olmakla iftihar edilir. Çünkü din kişinin kendi seçimi ile gerçekleşir. Irkla övünmek yanlış ve mantıksızdır. Çünkü insanların ırklarını kendileri değil,”Kader Kitabı”nın sahibi olan Allah tayin eder. İşin aslı budur amma bu gerçek ne ırkı inkârı gerektirir ne de ondan nefret etmeyi… Lakin ırk seçimi elinde olmayan insanların onunla böbürlenmeleri de akla uygun düşmez.

       İnsan dâima kendi seçim ve tercihleri konusunda, övünebilir de dövünebilir de… Zira iradesini kullanmak suretiyle bir iş yapmıştır. İftihar etse de yeridir, üzülse de yeridir. Tarih, tercihini İslâm’dan yana yapanların, iftihar edip övünecekleri pek çok mirası sinesinde barındırır. Ne yazık ki biz bunların ekseriyetinden haberdar değiliz. İlme, medeniyete, teknolojiye, sanata ve bayındırlığa nice hizmetlerimiz olduğunu yüksek tahsil yapmışların yüzde kaçı bilir dersiniz? 
       Dünya dönüyor diyenleri işkenceye tâbi tutan, akıl hastalarını Ren nehrine savuran batılılara, az mı hocalık yaptık dersek kaç kişi tasdik eder ki? İster bilinmesin, isterse bilindiği halde kabullenilmesin, tarih hazinemiz bu ve buna benzer nice iftihar vesileleriyle dopdoludur. Bunları bilmedikçe batı dünyası konusundaki aşağılık kompleksinden kurtulmak mümkün olmaz, bu olmayınca da milletlerarası platformlarda başımız dik ve sesimiz gür olamaz.

      Bilgiye ve gerçeklere dayalı tarih şuuru; geleceğe doğru emin, istikrarlı ve onurlu yürüyüşün garantisidir. Bu itibarla nesillerimizi iftihar kaynaklarından haberdar etmek çok faziletli bir hizmet telakkî edilmeli, devletçe ve milletçe tez elden açığı kapamalıyız.

Prof.Dr.Osman Öztürk

 
  Bugün 3 ziyaretçi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=